Tarkan konserlerinin dolu olması, yüzeyden bakıldığında “halk mutlu” yorumunu davet ediyor. Oysa biraz yakından bakınca tablo değişiyor. Evet, konserler full. Ama bu “full” artık toplumun geniş kesimlerini temsil etmiyor. Eğlence pahalılaştı. Konser bileti, ulaşım, konaklama; hepsi birlikte düşünüldüğünde bu alan, giderek daralan küçük bir yüzdelik kesimin erişebildiği bir lükse dönüştü.
O kalabalıklar aslında geniş bir refahın değil, yoğunlaşmış bir imkanın sonucu. Eğlenebilenler azalıyor ama daha görünür hâle geliyor. Eğlenemeyen çoğunluk ise ekran başında, sosyal medyada ya da anılarda yaşayıyor.
Eskiye Özlem: Masum bir duygu değil.
90’lara duyulan bu yoğun özlem, basit bir zevk meselesi değil. Bu, bugünün ağırlığından kaçmanın yolu. Geçmişte her şey mükemmel değildi; krizler vardı, belirsizlik vardı. Ama umut vardı. “Daha iyi olabilir” duygusu vardı.
Bugün o duygu yok. Bu yüzden toplum hatıraları tüketiyor. Eski şarkılar, eski diziler, eski yüzler… Hepsi bugünün yetersizliğini örtmek için.
Sonuçta Türkiye eskiyi özlediği için değil, yenisini kuramadığı için geçmişe dönüp bakıyor.
Fatma Çelik: Eskiye özlem masum bir duygu değil – Diken